KO
KO 한국어
EN 영어
CN 중국어
JP 일본어
PH 필리핀어권
HI 힌디어
BN 벵골어
TA 타밀어
TE 텔루구어
ML 말라얄람어
FA 페르시아어
MY 버마어
NE 네팔어
MR 마라티어
KN 칸나다어
HA 하우사어
YO 요루바어
SW 스와힐리어
IG 이그보어
ID 인도네시아어
PT 포르투갈어
VI 베트남어
AR 아랍어
RU 러시아어
UK 우크라이나어
RO 루마니아어
IT 이탈리아어
FI 핀란드어
TO 통가어
HR 크로아티아어
SR 세르비아어
TR 튀르키예어
HU 헝가리어
PL 폴란드어
SK 슬로바키아어
LA 라틴어
NL 네덜란드어
CS 체코어
FR 프랑스어
ES 스페인어
DE 독일어
OT 기타 언어
통독 확인
이 일차의 맥체인 본문을 완료했나요?
확인 버튼을 누르면 마이페이지 맥체인 진도표에 완료로 기록됩니다.
여호수아 3
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
시편 126, 127, 128
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
이사야 63
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
마태복음 11
1İsa, on iki öğrencisine bu buyrukları verdikten sonra oradan ayrıldı. Halka vaaz vermek ve Allahʼın sözünü duyurmak için etraftaki kasabaları dolaştı.
The Question from John the Baptist
2Yahya hapisteyken Mesihʼin yaptıklarını işitmişti. Kendi öğrencilerinden bazılarını İsaʼya gönderdi.
3Onların aracılığıyla Oʼna şunu sordu: “Gelecek olan Mesih sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?”
4İsa Yahyaʼnın öğrencilerine şöyle cevap verdi: “Gidin, işittiğinizi, gördüğünüzü Yahyaʼya anlatın.
5Körlerin gözleri açılıyor, sakatlar yürüyor, cüzzam hastaları temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve fakirlere Müjde duyuruluyor.
6Benim hakkımda şüpheye düşmeyene ne mutlu!”
7Yahyaʼnın öğrencileri oradan ayrılırken İsa halka Yahyaʼdan söz etmeye başladı: “Issız yerlere ne görmeye gittiniz? Rüzgarda sallanan bir kamış mı?
8Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Lüks elbiseler giyen bir adam mı? Bakın, lüks elbiseler giyenler kral sarayında oturanlardır.
9Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Ama ben size diyorum ki, Yahya peygamberden de üstündür.
10Yahya hakkında şu sözler yazılmıştır:
11Size doğrusunu söylüyorum: kadından doğanların arasında Vaftizci Yahyaʼdan daha üstün bir kişi ortaya çıkmadı. Ama Göklerin Krallığıʼnda en önemsiz kişi Yahyaʼdan üstündür.
12Vaftizci Yahyaʼnın zamanından bugüne kadar Göklerin Krallığı saldırılara uğruyor ve saldırganlar onu zorla ele geçirmeye çalışıyorlar.
13Çünkü Yahyaʼya kadar bütün peygamberler de, Tevrat da olacakları önceden bildirdiler.
14Dediklerini kabul ederseniz, beklediğiniz İlyas Peygamber aslında Yahyaʼdır.
15Kulağı olan işitsin.
16Ama bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bu kuşak çarşıda oturan çocuklara benziyor. Seslerini yükseltip arkadaşlarına şöyle derler:
17‘Size kaval çaldık, oynamadınız.
18Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı. ‘Adamda cin var’ diyorlar.
19İnsan Oğlu geldiğinde yiyip içti. Bu sefer, ‘Bakın, ne biçim adam bu!’ diyorlar. ‘Boğazına düşkün ve içkici, vergi memurlarının ve günahkârların arkadaşı.’ Oysa hikmet getirdiği sonuçlarla haklı çıkarılır.”
Woe to the Unrepentant Cities
20O zaman İsa mucizelerinin çoğunun yapıldığı kasabaları azarlamaya başladı. Çünkü bu kasabalar tövbe etmemişlerdi.
21İsa şöyle dedi: “Vay senin haline ey Horazin! Vay senin haline ey Beytsayda! Çünkü sizde yapılan mucizeler Sur ve Sayda şehirlerinde yapılmış olsaydı, onlar çoktan çuval bezine sarınıp kül içinde tövbe ederlerdi.
22Ben size diyorum ki, dünyanın yargılanacağı günde Sur ve Sayda sizden daha hafif bir ceza alacaklar.
23Ya sen, ey Kefernahum! Göğe kadar mı yükseleceksin? Hayır, ölüler dünyasına batacaksın. Çünkü sende yapılan mucizeler Sodom şehrinde yapılmış olsaydı, Sodom bugüne kadar ayakta kalırdı.
24Ama ben size diyorum ki, dünyanın yargılanacağı günde Sodom senden daha hafif bir ceza alacak.”
Come to Me, All Who Labor
25O sırada İsa konuşmasına şöyle devam etti: “Sana şükrediyorum, ey Baba, göğün ve yerin Efendisi, çünkü bu konuları bilgili ve akıllı kişilerden gizledin ve basit insanlara açıkladın.
26Evet Baba, çünkü seni memnun eden budur.
27Babam her şeyi bana emanet etti. Babaʼdan başka kimse Oğulʼu tanımaz. Babaʼyı da sadece Oğul ve Oğulʼun Oʼnu tanıtmak istediği kişiler tanır.
28Ey bütün yorgunlar, yükleri ağır olanlar! Bana gelin, ben sizi rahata kavuşturacağım.
29Benim boyunduruğumu üstlenin ve benden ders alın. Çünkü ben yumuşak huylu ve alçak gönüllüyüm. O zaman gönül rahatlığı bulursunuz.
30Çünkü benim boyunduruğum kolay taşınır, vereceğim yük de hafiftir.”