KO
KO 한국어
EN 영어
CN 중국어
JP 일본어
PH 필리핀어권
HI 힌디어
BN 벵골어
TA 타밀어
TE 텔루구어
ML 말라얄람어
FA 페르시아어
MY 버마어
NE 네팔어
MR 마라티어
KN 칸나다어
HA 하우사어
YO 요루바어
SW 스와힐리어
IG 이그보어
ID 인도네시아어
PT 포르투갈어
VI 베트남어
AR 아랍어
RU 러시아어
UK 우크라이나어
RO 루마니아어
IT 이탈리아어
FI 핀란드어
TO 통가어
HR 크로아티아어
SR 세르비아어
TR 튀르키예어
HU 헝가리어
PL 폴란드어
SK 슬로바키아어
LA 라틴어
NL 네덜란드어
CS 체코어
FR 프랑스어
ES 스페인어
DE 독일어
OT 기타 언어
통독 확인
이 일차의 맥체인 본문을 완료했나요?
확인 버튼을 누르면 마이페이지 맥체인 진도표에 완료로 기록됩니다.
사무엘하 22
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
갈라디아서 2
The Gospel to the Gentiles Affirmed by the Apostles
1Sonra, aradan on dört yıl geçince yine Yeruşalimʼe gittim. Barnaba benimle beraberdi. Yanıma Titusʼu da aldım.
2Allah oraya gitmemi vahiyle buyurmuştu. İleri gelenlerle özel olarak görüştüm. Milletler arasında vaaz ettiğim Müjdeʼyi onlara anlattım. Çünkü geçmişte de gelecekte de uğraşlarımın boşa gitmesini istemiyordum.
3Benimle gelen Grek asıllı Titus bile sünnet olmak zorunda kalmadı.
4Sünnet meselesi aramıza sızan, yalan yere imanlı kardeşiz diyen kişiler tarafından ortaya çıkarılmıştı. Amaçları, Mesih İsa sayesinde sahip olduğumuz özgürlük hakkında el altından bilgi edinmekti. Çünkü bizi dinlerine esir etmek istiyorlardı.
5Fakat bir an için bile, onlara yüz vermedik, boyun eğmedik. Çünkü Mesih Müjdesiʼnin özünü sizin için korumak istiyorduk.
6İleri gelenler ise –onlar neymiş bence fark etmez, çünkü Allah insanlar arasında ayrım yapmaz– evet, ileri gelenler duyurduğum Müjdeʼye hiçbir şey katmadılar.
7Tersine, Müjdeʼyi Yahudilere duyurma işinin Petrusʼa emanet edildiği gibi, Yahudi olmayanlara duyurma işinin bana emanet edildiğini gördüler.
8Çünkü Petrusʼu güçlendirip elçi olarak Yahudilere gönderen Allah, beni de güçlendirip diğer milletlere gönderdi.
9Yakub, Petrus ve Yuhanna Allahʼın topluluğunun direkleri olarak tanınıyorlardı. Onlar Allahʼtan bana bağışlanan lütfu fark edince beraberliğimiz belli olsun diye bana ve Barnabaʼya sağ ellerini uzattılar. Bizim diğer milletlere gitmemiz, onların da Yahudilere gitmeleri için anlaştık.
10Bizden tek bir ricaları vardı: “Buradaki fakirlere yardım etmeyi unutmayın” dediler. Ben de zaten bunu yapmaya hevesliydim.
Paul Rebukes Peter at Antioch
11Ama Petrus Antakya şehrine geldiği zaman, ona karşı olduğumu yüzüne söyledim. Çünkü o çok yanlış davranıyordu.
12Yakubʼun yanından bazı adamlar gelmeden önce Petrus, Yahudi olmayan imanlılarla beraber oturup yemek yerdi. Ama o adamlar gelince çekildi, kendini ayrı tuttu. Çünkü Yahudi olmayan imanlıları sünnet etmek lazım diyen o adamlardan korkuyordu.
13Öbür Yahudi imanlılar da onun ikiyüzlülüğüne katıldılar. Öyle ki, Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüyle yoldan saptırıldı.
14Ben Müjdeʼnin özüne uygun davranmadıklarını fark ettim. Bunun için herkesin önünde Petrusʼa şöyle dedim: “Sen bir Yahudi iken, diğer milletler gibi yaşıyorsun, Yahudi gibi yaşamıyorsun. Nasıl oluyor da, Yahudi olmayanları Yahudi gibi yaşamaya zorluyorsun?”
Justified by Faith
15Biz doğma büyüme Yahudiyiz. “Günahkâr” sayılan diğer milletlerden değiliz!
16Yine de biliyoruz ki, insan Tevrat kanunlarını yerine getirmekle Allahʼın gözünde doğru sayılmaz, tersine Mesih İsaʼya iman etmekle doğru sayılır. Bu sebeple biz Yahudiler de Mesih İsaʼya iman ettik, öyle ki, Tevratʼı yerine getirmekle değil, Mesihʼe iman etmekle doğru sayılalım. Ne de olsa hiç kimse Tevratʼı yerine getirmekle doğru sayılmayacak.
17Biz Yahudi imanlılar Allahʼın gözünde doğru sayılmak için Mesihʼe sığındık. Bu yüzden diğer Yahudilerin gözünde biz kendimiz günahkâr çıktık. Öyleyse Mesih günaha mı hizmet etti? Hayır, olmaz öyle şey!
18Eğer yıktığım şeyi yeniden kurmaya kalkarsam, o zaman kendimi günahkâr çıkarırım.
19Çünkü ben Tevrat kanunları yüzünden o kanunlar karşısında öldüm. Öyle ki, Allah için yaşayayım.
20Mesihʼle beraber çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bu bedende yaşadığım hayatı Allahʼın Oğlu olan Mesihʼe iman ederek yaşıyorum. O beni sevdi, kendini benim için feda etti.
21Allahʼın lütfunu kenara atmıyorum. Çünkü Tevrat kanunlarını yerine getirerek Allahʼın gözünde doğru sayılabilseydik, o zaman Mesih boşuna ölmüş olurdu.
에스겔 29
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
시편 78:1-37
본문이 아직 준비되지 않았습니다.