KO
KO 한국어
EN 영어
CN 중국어
JP 일본어
PH 필리핀어권
HI 힌디어
BN 벵골어
TA 타밀어
TE 텔루구어
ML 말라얄람어
FA 페르시아어
MY 버마어
NE 네팔어
MR 마라티어
KN 칸나다어
HA 하우사어
YO 요루바어
SW 스와힐리어
IG 이그보어
ID 인도네시아어
PT 포르투갈어
VI 베트남어
AR 아랍어
RU 러시아어
UK 우크라이나어
RO 루마니아어
IT 이탈리아어
FI 핀란드어
TO 통가어
HR 크로아티아어
SR 세르비아어
TR 튀르키예어
HU 헝가리어
PL 폴란드어
SK 슬로바키아어
LA 라틴어
NL 네덜란드어
CS 체코어
FR 프랑스어
ES 스페인어
DE 독일어
OT 기타 언어
통독 확인
이 일차의 맥체인 본문을 완료했나요?
확인 버튼을 누르면 마이페이지 맥체인 진도표에 완료로 기록됩니다.
사무엘하 24
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
갈라디아서 4
Called from Slaves to Sons
1Şunu demek istiyorum: mirasçı çocuk olduğu sürece, her şeyin sahibi olsa da, bir köleden farksızdır.
2Babasının kararlaştırdığı zamana kadar, kendisini güden ve malını mülkünü yöneten kişilerin emrindedir.
3Aynı şekilde biz de çocuk gibiydik. Bu dünyayı yöneten temel kuvvetlere esirdik.
4Ama zaman dolunca, Allah kendi Oğluʼnu gönderdi. O, bir kadından doğdu ve Tevrat kanunlarına uyarak yaşadı.
5Öyle ki, Tevrat kanunlarının hükmü altında yaşayanları esirlikten kurtarsın ve bizler oğulluk hakkını alalım.
6Oğul olduğunuz için Allah, kendi Oğluʼnun “Abba!” yani Baba diye haykıran Ruhuʼnu yüreklerinize koydu.
7Bu yüzden artık sen köle değil, oğulsun. Hem de oğul olduğun için Allah seni mirasçı da yaptı.
Do Not Turn Back to Weak Elemental Principles
8Siz Allahʼtan daha habersizken, gerçekte tanrı olmayan varlıklara kölelik ederdiniz.
9Ama şimdi Allahʼı tanıdınız, daha doğrusu, Allah tarafından tanındınız. O zaman nasıl oluyor da, siz tekrar bu dünyayı yöneten temel kuvvetlere dönüyorsunuz? O güçsüz ve faydasız kuvvetlere yeniden esir mi olmak istiyorsunuz?
10Özel günleri, ayları, mevsimleri ve yılları kutluyorsunuz.
11Sizin için korkuyorum. Acaba sizin için boşuna mı uğraştım?
Paul's Heartfelt Appeal to the Galatians
12Kardeşler, size yalvarırım, benim gibi olun, çünkü ben de sizin gibi oldum. Siz bana hiç kötü davranmadınız.
13Bildiğiniz gibi hasta olduğum için yanınıza geldim ve Müjdeʼyi size ilk defa o zaman vaaz ettim.
14Bedenimin vaziyeti sabrınızı denemiş olmalı. Yine de beni hor görmediniz, reddetmediniz. Beni Allahʼın bir meleğini, hatta İsa Mesihʼin kendisini kabul eder gibi kabul ettiniz.
15Gösterdiğiniz o iyi niyete ne oldu? Sizin için şahitlik ederim ki, eğer mümkün olsaydı, kendi gözlerinizi çıkarıp bana verirdiniz.
16Peki, doğrusunu söylediğim için size düşman mı oldum?
17O kişiler sizi kazanmaya uğraşıyorlar. Ama iyi niyetle uğraşmıyorlar. Sizi benden ayırmak istiyorlar. Öyle ki, siz onlar için uğraşasınız.
18İyi niyetle uğraşılacaksa, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman uğraşmak iyidir.
19Ey evlatlarım! Mesih hayatlarınızda şekil alana kadar sizin için adeta yeniden doğum sancısı çekiyorum.
20Keşke şu an sizinle beraber olup sesimin tonunu değiştirebilsem, çünkü sizinle ne yapacağıma şaşırdım.
Hagar and Sarah, an Allegory of Two Covenants
21Tevrat kanunlarının hükmü altında olmak isteyen sizler söyleyin bana bakalım, Tevratʼın ne dediğini bilmiyor musunuz?
22Tevratʼta şöyle yazılmıştır: İbrahimʼin iki oğlu vardı, biri köle kadından, öbürü de özgür kadından.
23Köle kadının oğlu herhangi bir insan gibi doğdu. Özgür kadının oğlu ise, Allahʼın vaadi sonucu doğdu.
24Bu dediklerim benzetme olarak anlaşılabilir. Bu kadınlar iki antlaşmaya benzer: biri Sina Dağıʼndan olan antlaşmadır. Bu antlaşma, Hacerʼe benzer. Hacer köle kadındır; bu yüzden köle çocuklar doğurur.
25Hacer, Arabistanʼdaki Sina Dağıʼnı temsil eder. Bu dağ şimdiki Yeruşalimʼin karşılığıdır. Çünkü o, çocuklarıyla birlikte kölelik ediyor.
26Ama göksel Yeruşalim özgürdür. Bizim annemiz odur.
27Çünkü şöyle yazılmıştır:
28Sizler ise, kardeşler, İshak gibi Allahʼın vaadi sonucu doğan evlatlarsınız.
29Ama durum eskiden neyse, şimdi de öyle: herkes gibi doğan, Allahʼın Ruhuʼnun gücüyle doğana eziyet ediyor.
30Ama Tevrat ne diyor? “Köle kadını ve onun oğlunu kov. Çünkü köle kadının oğlu, özgür kadının oğluyla birlikte mirasçı olmayacak.”
31Biz de kardeşler, köle kadının evlatları değil, özgür kadının evlatlarıyız.
에스겔 31
본문이 아직 준비되지 않았습니다.
시편 79
본문이 아직 준비되지 않았습니다.