繁
KO 韓語
EN 英語
CN 中文
JP 日語
PH 菲律賓語系
HI 印地語
BN 孟加拉語
TA 坦米爾語
TE 泰盧固語
ML 馬拉雅拉姆語
FA 波斯語
MY 緬甸語
NE 尼泊爾語
MR 馬拉地語
KN 坎那達語
HA 豪薩語
YO 約魯巴語
SW 斯瓦希里語
IG 伊博語
ID 印尼語
PT 葡萄牙語
VI 越南語
AR 阿拉伯語
RU 俄語
UK 烏克蘭語
RO 羅馬尼亞語
IT 義大利語
FI 芬蘭語
TO 東加語
HR 克羅埃西亞語
SR 塞爾維亞語
TR 土耳其語
HU 匈牙利語
PL 波蘭語
SK 斯洛伐克語
LA 拉丁語
NL 荷蘭語
CS 捷克語
FR 法語
ES 西班牙語
DE 德語
OT 其他語言
讀經確認
你完成了這一天的麥琴讀經嗎?
點選確認後,會在我的頁面麥琴進度表中記錄為已完成。
레위기 4
正文尚未準備好。
시편 1, 2
正文尚未準備好。
잠언 19
正文尚未準備好。
골로새서 2
Christ, the Mystery of God
1Sizin için, Laodikiye şehrindeki imanlılar için ve benimle yüz yüze görüşmemiş olanlar için ne kadar çaba harcadığımı bilmenizi istiyorum.
2Çünkü yüreklenip cesaret bulmalarını, sevgiyle birbirlerine bağlanmalarını istiyorum. Böylece anladıkları değerli gerçeklerden tamamen emin olacaklar ve Allahʼın açıkladığı sırra, yani Mesihʼe akıl erdirecekler.
3Hikmetin ve bilginin bütün hazineleri Mesihʼte saklıdır.
4Bunu hiç kimse sizi kulağı okşayan sözlerle kandırmasın diye söylüyorum.
5Çünkü bedence uzak olsam da, ruhça sizinle beraberim. Düzenli bir hayat sürüyorsunuz. Mesihʼe olan imanınız sağlam. Bunu bilmek beni sevindiriyor.
Rooted and Built Up in Christ
6Buna göre, madem Mesih İsaʼyı Rab olarak kabul ettiniz, Oʼnun yolunda yürüyün.
7Mesihʼe kök salın. Oʼnun temeli üzerinde bina gibi yükselin. Size vaaz edildiği gibi imanınızda kuvvetlenin. Allahʼa şükürleriniz gitgide çoğalsın.
Beware of Human Tradition and Empty Philosophy
8Sakın hiç kimse sizi felsefeyle ve boş laflarla aldatıp esir etmesin. Bu laflar Mesihʼe değil, insan adetlerine ve bu dünyayı güden temel kuvvetlere dayanır.
9Çünkü Allahʼın özü bedensel şekilde tamamıyla Mesihʼte bulunur.
10Siz de Mesihʼe bağlı olarak tamamıyla olgun hale geldiniz. Mesih her hüküm ve yetkinin kaynağıdır.
Dead and Raised with Christ
11Oʼnun sayesinde elle yapılmayan bir şekilde sünnet oldunuz. Mesih bedeninizin bir parçasını değil, günahlı tabiatınızı kesip attı.
12Vaftiz olduğunuzda Mesihʼle beraber gömüldünüz ve Oʼnunla beraber dirildiniz. Çünkü Mesihʼi ölümden dirilten Allahʼın kudretine iman ettiniz.
13Yahudi olmayan sizler bedence sünnetsizdiniz. Günahlarınız yüzünden ruhça ölüydünüz. Ama Allah size Mesihʼle birlikte yeni hayat verdi. O bütün günahlarımızı bağışladı.
14Yerine getirmediğimiz buyruklar bizi suçlu çıkardı. Allah bu suçların borç kâğıdını Mesihʼin çarmıhına çakarak hükümsüz kıldı.
15Hüküm süren ve yetki yürüten şeytani kuvvetleri çarmıhta yenerek ellerindeki silahları aldı. Onları herkesin gözü önünde rezil edip zafer alayında esir olarak yürüttü.
The Shadow and the Substance
16Bu sebeple yiyecek, içecek, bayramlar, yeni ay törenleri ya da Şabat günleri konusunda kimse sizi yargılamasın.
17Bütün bunlar, gelecek şeylerin gölgesidir. Ama aslı Mesihʼtedir.
18Bedenlerine acı çektirmekten ve meleklere tapmaktan hoşlanan hiç kimse sizi alacağınız ödülden yoksun bırakmasın. Böyle kişiler gördükleri düşlere yersiz önem verirler. Bencil düşünceleriyle boş yere gurur duyarlar.
19Bu insanlar bedenin, yani imanlılar topluluğunun başı olan Mesihʼe bağlı kalmıyorlar. Oysa bütün topluluk, eklemler ve bağlar yardımıyla beslenen beden gibi Mesihʼten beslenir, bir arada tutulur ve Allahʼtan aldığı kuvvetle büyür.
The Worthlessness of Self-Made Asceticism
20Siz adeta Mesihʼle beraber öldünüz, bu dünyayı güden temel kuvvetlerden kurtuldunuz. Neden hâlâ dünyevi insanlar gibi davranıyorsunuz? Neden “Bunu elleme!”, “Şunu tatma!” ya da “Şuna dokunma!” gibi buyruklara uyuyorsunuz?
22Bütün bu buyruklar, kullanıldıkça yok olup giden şeylerle ilgilidir. İnsanların verdikleri emirlere ve öğrettikleri şeylere dayanır.
23Gerçi bunlar uyduruk dindarlık, bedene eziyet etmek ve çile çektirmek bakımından hikmetliymiş gibi görünürler. Ama bedenin günahlı heveslerini kontrol etmekte hiçbir faydaları yoktur.