“Kardeşler ve babalar, şimdi kendimi savunmak için söyleyeceklerimi dinleyin.”
KO
Copywork
Turkish OBTT 사도행전 22장
성경필사는 빠르게 끝내는 입력 훈련이 아니라, 한 절씩 말씀의 문장과 흐름을 다시 붙드는 시간입니다. 입력 내용은 이 브라우저에 임시 저장되며, 로그인하면 계정에도 저장됩니다.
소제목 단위로 진행 · 사도행전
Pavlusʼun onlarla Aramice konuştuğunu işitince daha da sakinleştiler.
“Ben bir Yahudiyim. Kilikya bölgesinin Tarsus şehrinde doğdum. Ama Yeruşalimʼde büyüdüm. Gamaliyelʼin öğrencisiydim. Atalarımıza verilen Tevrat üzerine sıkı bir eğitim gördüm. Hepinizin bugün yaptığı gibi ben de Allahʼa canla başla hizmet eden biriydim.
İsaʼnın yolundan gidenlere eziyet ettim. Bazılarının öldürülmesine sebep oldum. Kadın erkek demeden onları bağlayıp hapishaneye attım.
Başrahip ve bütün Meclis üyeleri söylediklerime şahitlik edebilir. Onlardan Şamʼdaki Yahudi din kardeşlerimize yazılmış mektuplar alıp yola çıktım. Orada İsaʼyı izleyenleri yakalayıp cezalandırmak için Yeruşalimʼe getirecektim.
Fakat Şam yolunda bana bir şey oldu. Öğleye doğru oraya yaklaşırken birdenbire gökten şimşek gibi parlak bir ışık etrafımı aydınlattı.
Yere düştüm ve bir sesin bana, ‘Saul, Saul, niçin bana eziyet ediyorsun?’ dediğini işittim.
Ben de ‘Kimsin, Efendim?’ diye sordum.
Yanımdakiler o ışığı gördüler, ama benimle konuşan kişinin dediklerini anlamadılar.
‘Ne yapayım, ya Rab?’ dedim.
Işık o kadar görkemliydi ki, gözlerim görmez olmuştu. Bu yüzden yanımda olanlar elimden tutup beni Şamʼa götürdüler.
Orada Hananya adında Tevratʼa bağlı, Allahʼa adanmış bir adam vardı. Şamʼda yaşayan bütün Yahudiler ondan övgüyle söz ediyorlardı.
O bana geldi. Yanımda durup, ‘Saul kardeş, gözlerin görsün’ dedi. Tam o anda gözlerim açıldı ve onu gördüm.
Hananya sözlerine şöyle devam etti: ‘Atalarımızın Allahı seni seçti. Oʼnun isteğini bilmen, Doğru Olanʼı görmen ve ağzından çıkan sözleri işitmen için seni görevlendirdi.
Çünkü Oʼnun şahidi olacaksın, görüp işittiklerini bütün insanlara duyuracaksın.
Haydi, ne bekliyorsun? Kalk, İsa adını anarak vaftiz ol ve günahlarından temizlen.’
Ben Yeruşalimʼe döndükten sonra tapınak avlusunda dua ediyordum. O sırada olağanüstü bir hale daldım.
İsaʼyı gördüm. O bana şöyle dedi: ‘Çabuk ol! Hemen Yeruşalimʼden kaç! Çünkü benim hakkımda yaptığın şahitliği kabul etmeyecekler.’
Ben de şöyle cevap verdim: ‘Ya Rab, onların kendileri de biliyor ki, ben toplantı yerlerini dolaşıp sana iman edenleri hapishaneye atıyordum ve dövüyordum.
Üstelik senin şahidin olan İstefanosʼun kanı dökülürken ben de orada durup bunu yapanları alkışlıyordum. Onu öldürenlerin kaftanlarına bekçilik ediyordum.’
Rab ise bana ‘Buradan git!’ dedi. ‘Seni uzakta olan milletlere göndereceğim.’ ”
Halk Pavlusʼu bu noktaya kadar dinledi. Sonra seslerini yükseltip, “Bu adamı yeryüzünden temizleyin! Böyle birinin yaşamaya hakkı yok!” dediler.
Bağırmaya devam ettiler. Kaftanlarını çıkarıp havaya toz attılar.
Bunun üzerine komutan, Pavlusʼun kalenin içine götürülmesini emretti. Halkın niçin ona karşı o kadar bağırdığını öğrenmek istedi. Bu sebeple Pavlusʼun kamçılanarak sorguya çekilmesi için buyruk verdi.
Onu kayışlarla germeye başladılar. O zaman Pavlus yanında duran yüzbaşıya şunu sordu: “Kendisine dava açmadan bir Roma vatandaşını kamçılamak yasal mıdır?”
Yüzbaşı bunu işitince, komutana gidip şöyle dedi: “Ne yapıyorsun? Bu adam Roma vatandaşıymış!”
Komutan da gelip Pavlusʼa, “Söyle bakayım, sen Roma vatandaşı mısın?” diye sordu.
Komutan karşılık olarak, “Ben bu vatandaşlığı elde etmek için çok para ödedim” dedi.
Bunun üzerine onu sorguya çekmeye hazırlanan adamlar hemen onun yanından ayrıldılar. Komutan da Pavlusʼun Roma vatandaşı olduğunu öğrenince korktu, çünkü kendisi onu bağlatmıştı.
Komutan Yahudilerin Pavlusʼu neyle suçladıklarını tam olarak öğrenmek istiyordu. Bu sebeple Pavlusʼu ertesi gün hapisten çıkarttı ve başrahiplerle bütün Meclisʼin toplanmasını emretti. Sonra Pavlusʼu kaleden aşağıya indirip onların önüne götürdü.