Read the Bible

Open Basic Turkish New Testament · Hebrews Chapter 11

Featured verse

İman, umut ettiğimiz şeylerin yerine geleceğine güvenmek, göremediğimiz şeylerin gerçek olduğundan emin olmaktır. 히 11:1

Next

Passage navigation

Open Basic Turkish New Testament · Hebrews Chapter 11

Old Testament

Search

Search Bible Text

Original word search Strong · lemma · meaning

Version scope

Passage scope

Settings

View options

Site language

Site UI labels such as menus, buttons, and help text are shown in the selected language.

Theme

Site design

Changes the overall site layout and feel. Reader design only changes the Bible text area style.

Reader design

Detailed settings

The default scripture.how color style.

The selected style is saved in this browser. Sign in to save it on the server.

Top background

Bible scene uses generated hero images for this chapter. If no image exists yet, the reader falls back to the default background.

Hero transition

Verse buttons

On desktop, selection mode shows resource, multi-Bible, and comment buttons on hover. On mobile, they appear after selecting a verse.

Font size

Font

Original words

Right button shows aligned words as lexicon cards. Below verse shows all original-language tokens inline.

Open original word search

Original word search

All verses where this original word appears

Loading...

Loading...

Verse Resources

View original-language data, cross references, commentaries, Bible notes, and discussions in one place.

Press the original-language button to load this data.

Select a word.

Multi-Bible

Compare the current verse with your Multi-Bible settings.

Press the Multi-Bible button on a verse to load this view.

Cross references

Related Bible passages for this verse

Loading...

Related passage

Parallel passage text

Loading...

Original words

Original-language words in this verse

Loading...

Select a word.

Image

Bible note guide

Review the color meanings, columns, concept dictionary, and formatting terms prepared by the current Bible note author.

About version

Hebrews reading stats

Open Basic Turkish New Testament

This book (Hebrews)

Total chapters
13 chapters
Total verses
302 verses
Current chapter
11 / 13 chapters
Verses in this chapter
40 verses
Chapter progress84.6%
Verse progress through this chapter82.1%

Entire Bible (from Genesis)

Current chapter
215 / 260 chapters
Total verses
7,896 verses
Overall chapter progress82.7%
Overall verse progress through this chapter88.7%

Bible note guide

선택된 성경노트의 필독 정보입니다.

하나님/선

하나님으로부터 오는 진리와 생명의 방향성을 의미합니다. 성경에서 하나님, 말씀, 진리, 생명, 빛, 지혜, 하나님 나라 등은 서로 연결된 본질과 방향성을 나타내는 표현들로 설명됩니다. 성경은 이러한 요소들을 단순히 분리된 개념으로만 설명하지 않고, 서로 연결된 하나의 흐름과 방향성으로 표현합니다. 예를 들어: 진리는 생명과 연결되며 빛은 하나님께 속한 길로 표현되고 말씀에 순종하는 것은 하나님 나라에 속한 삶으로 설명됩니다. 따라서 이 색상은 하나님께 속한 진리와 생명의 방향성과 질서를 나타내는 표현들을 포함합니다.

사탄/악

하나님을 대적하는 거짓과 사망의 방향성을 의미합니다. 성경은 사탄, 거짓, 미혹, 어둠, 사망, 불법, 세상 권세 등을 단순히 분리된 개념으로만 설명하지 않고, 서로 연결된 하나의 방향성과 본질로 묘사합니다. 인간은 이를 존재, 거짓된 가르침, 속성, 결과, 지배 체계 등으로 구분하여 인식하지만, 성경은 이러한 요소들을 서로 연결된 의미로 표현합니다. 예를 들어: 거짓은 사탄에게 속한 것으로 표현되며 어둠은 사망과 연결되고 불법은 하나님을 대적하는 길로 설명되며 세상 권세는 미혹과 멸망의 체계로 묘사됩니다. 따라서 이 색상은 하나님을 거스르는 방향성과 질서를 따르는 표현들을 포함합니다.

선을 따르는 사람

본문의 인물이나 공동체를 선을 따르는 사람의 관점에서 해석할 때 사용합니다. 이 색상은 인물 전체에 대한 최종 판정이 아니라, 해당 구절에서 드러나는 방향성이 하나님께 속한 진리, 생명, 빛, 순종의 흐름으로 읽히는 경우를 표시합니다. 같은 인물이라도 다른 문맥에서는 연약함이나 세상성을 드러낼 수 있으므로, 파란색은 영구 신분표가 아니라 본문 단위의 해석 관점입니다. 특히 어떤 구절은 파란색 관점과 녹색 관점이 모두 가능할 수 있으며, 그런 경우에는 청녹색의 양면 관점으로 표시할 수 있습니다.

양면 관점

같은 구절이나 표현을 파란색 관점과 녹색 관점 모두로 해석할 수 있을 때 사용합니다. 이는 의미 자체가 불명확하다는 뜻이 아니라, 본문을 바라보는 관점에 따라 선을 따르는 사람의 연약함으로도, 세상성이나 육신을 따르는 모습으로도 읽힐 수 있음을 나타냅니다. 따라서 청녹색은 별도의 사람 분류나 최종 판정이 아닙니다. 해석자가 실제로 파란색으로 표시할지 녹색으로 표시할지 고민하게 되는 지점, 두 관점이 병존하는 지점을 표시합니다. 예를 들어 믿음의 방향은 선을 향하지만 본문에서는 육신적 연약함이 두드러지는 경우, 또는 한 표현이 선한 양심의 흔들림으로도 세상성의 작용으로도 읽히는 경우에 사용할 수 있습니다.

세상을 따르는 사람

본문의 인물이나 공동체를 세상, 육신, 불순종의 방향을 따르는 관점에서 해석할 때 사용합니다. 이 색상은 인물 전체를 단정하기 위한 표시가 아니라, 해당 구절에서 드러나는 방향성이 거짓, 어둠, 욕망, 불법, 세상 권세의 흐름으로 읽히는 경우를 표시합니다. 같은 인물이나 같은 표현이라도 문맥에 따라 선을 따르는 사람의 연약함으로 읽힐 수도 있고, 세상성을 따르는 모습으로 읽힐 수도 있습니다. 그런 경우에는 녹색으로 확정하기보다 청녹색의 양면 관점으로 표시할 수 있습니다. 따라서 녹색은 파란색의 반대편 관점을 나타내지만, 모든 연약함을 곧바로 악으로 단정하는 색상은 아닙니다.

강조

본문 흐름에서 특별히 강조할 표현을 표시합니다.

중립

선과 악의 축과 직접 관련 없는 중립적 의미를 나타냅니다. 성경에는 선과 악의 방향성을 직접 나타내기보다, 단순한 배경 정보나 역사적 사실, 일반적인 표현 등으로 사용되는 요소들도 존재합니다. 인간은 이를 지명, 시간, 역사적 사건, 일반 명사, 단순 상황 설명 등으로 구분하여 인식하며, 이러한 표현들은 문맥 설명을 위한 역할로 사용됩니다. 또한 문맥상 선과 악의 의미를 직접 부여하지 않는 경우에는, 특정 인물이나 민족을 설명하는 표현도 중립적으로 사용될 수 있습니다. 예를 들어: 특정 지역이나 시대를 설명하는 표현이 사용되기도 하며 선과 악의 의미를 직접 포함하지 않는 일반적인 사물이나 상황이 묘사되기도 하고 단순한 배경 정보나 역사적 흐름을 설명하는 표현으로 사용되기도 합니다. 또한 문맥에 따라 "이방인", "유대인", "로마인" 등의 표현 역시 선악의 의미를 직접 나타내지 않는 경우에는 중립적으로 사용될 수 있습니다. 따라서 이 색상은 선과 악의 방향성을 직접 나타내지 않는 중립적 표현들을 포함합니다.

The Definition and Power of Faith

1
İman, umut ettiğimiz şeylerin yerine geleceğine güvenmek, göremediğimiz şeylerin gerçek olduğundan emin olmaktır. 카드
원어 9개 불러오는 중...
2
İmanları sayesinde atalarımız şeref kazandılar. 카드
원어 6개 불러오는 중...
3
İman sayesinde evrenin Allahʼın emriyle meydana geldiğini ve böylece görünen her şeyin görünmeyenlerden yaratıldığını anlıyoruz. 카드
원어 15개 불러오는 중...

The Faith of Abel, Enoch, and Noah

4
İman sayesinde Habil Allahʼa Kayinʼden daha iyi bir kurban getirdi. Bu imanıyla Habil Allah tarafından doğru insan olarak kabul edildi. Allah onun adaklarından razı olduğunu söyledi. Habil çoktan öldü, ama imanı sayesinde hâlâ konuşuyor. 카드
원어 27개 불러오는 중...
5
İman sayesinde Hanok ölüm görmesin diye bu dünyadan alındı. “Onu arayıp bulamadılar, çünkü Allah onu göğe almıştı.” Bundan önce Allahʼın Hanokʼtan memnun olduğuna şahitlik edilmişti. 카드
원어 24개 불러오는 중...
6
İman olmadan Allahʼı memnun etmek imkansızdır. Çünkü Allahʼa yaklaşanlar Oʼnun var olduğuna ve kendisine sığınanlara ödül vereceğine iman etmelidirler. 카드
원어 20개 불러오는 중...
7
Allah Nuhʼu henüz göremediği gelecek olaylar hakkında uyardı. İman sayesinde Nuh Allahʼtan korkarak ev halkının kurtulması için bir gemi yaptı. İmanıyla dünyanın suçlu olduğunu gösterdi ve imandan gelen doğruluğun bereketlerine kavuştu. 카드
원어 27개 불러오는 중...

The Faith of Abraham and the Patriarchs

8
İman sayesinde İbrahim Allahʼın çağrısına uydu. Miras alacağı yere gitmek için yola çıktı. Ama yola çıkarken nereye gideceğini bilmiyordu. 카드
원어 20개 불러오는 중...
9
İmanı sayesinde İbrahim Allahʼın vaat ettiği topraklara gurbetçi olarak yerleşti. Aynı vaadin ortak mirasçıları olan İshak ve Yakubʼla birlikte çadırlarda yaşadı. 카드
원어 22개 불러오는 중...
10
Çünkü sağlam temelleri üzerine kurulu şehri bekliyordu. O şehri planlayan ve kuran Allahʼtır. 카드
원어 13개 불러오는 중...
11
İbrahim çok yaşlıydı, karısı Sara da kısırdı. Fakat vaat eden Allahʼı güvenilir saydı. İmanı sayesinde baba olma gücüne kavuştu. 카드
원어 20개 불러오는 중...
12
Böylece tek bir kişiden, üstelik ölmeye yakın bir kişiden gökyüzündeki yıldızlar kadar kalabalık ve deniz kenarındaki kum taneleri kadar sayısız insan doğdu. 카드
원어 27개 불러오는 중...
13
Bütün bu insanlar imanlı olarak öldüler. Allahʼın vaat ettiklerine kavuşmadılar, ama bunları uzaktan görüp sevinçle karşıladılar. Yeryüzünde gurbetçi ve misafir olduklarını açıkça kabul ettiler. 카드
원어 27개 불러오는 중...
14
Belli ki, böyle konuşanlar kendilerine bir vatan arıyorlar. 카드
원어 8개 불러오는 중...
15
Gerçekten de geride bıraktıkları ülkeyi düşünselerdi, bir fırsatını bulup oraya dönerlerdi. 카드
원어 12개 불러오는 중...
16
Ama daha iyi bir ülkeyi, yani göksel vatanlarını özlüyorlardı. Bu sayede Allah, onların Allahı diye tanınmaktan utanmıyor. Çünkü onlar için bir şehir hazırlamıştır. 카드
원어 20개 불러오는 중...
17
İmanı sayesinde İbrahim Allah tarafından sınandığı zaman İshakʼı kurban etmeye götürdü. Vaatleri almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmeye hazırdı. 카드
원어 14개 불러오는 중...
18
Oysa Allah ona, “Senin soyun İshakʼla devam edecek” demişti. 카드
원어 9개 불러오는 중...
19
İbrahim Allahʼın ölüleri bile diriltme gücüne sahip olduğunu düşündü. Gerçekten de olup biten, İshakʼı ölümden geri almaya benzeyen bir şeydi. 카드
원어 15개 불러오는 중...
20
İman sayesinde İshak, gelecek olaylar hakkında konuşarak Yakubʼu ve Esavʼı kutsadı. 카드
원어 11개 불러오는 중...
21
İman sayesinde Yakub ölürken Yusufʼun iki oğlunu kutsadı. Kendi değneğinin ucuna dayanarak Allahʼa ibadet etti. 카드
원어 16개 불러오는 중...
22
İman sayesinde Yusuf ölürken İsrailoğullarına bir gün Mısırʼdan çıkacaklarını hatırlattı. Kendi kemikleri için buyruk da verdi. 카드
원어 16개 불러오는 중...

The Faith of Moses and the Exodus Generation

23
Musa doğduğunda annesiyle babası imanları sayesinde onu üç ay gizlediler. Çünkü onun güzel bir çocuk olduğunu gördüler ve kralın buyruğundan korkmadılar. 카드
원어 21개 불러오는 중...
24
İmanı sayesinde Musa, büyüdüğü zaman Firavun kızının oğlu olarak tanınmayı reddetti. 카드
원어 9개 불러오는 중...
25
Kısa bir vakit için günahın tadını çıkarmak yerine, Allahʼın halkıyla birlikte eziyet çekmeyi seçti. 카드
원어 12개 불러오는 중...
26
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısırʼın hazinelerinden daha değerli saydı. Çünkü ileri bakıp alacağı karşılığı düşünüyordu. 카드
원어 16개 불러오는 중...
27
İmanı sayesinde Musa, kralın öfkesinden korkmadan Mısırʼı terk etti. Çünkü gözle görülemeyen Allahʼı görüyormuş gibi sabırla dayandı. 카드
원어 15개 불러오는 중...
28
İmanı sayesinde Özgürlük Bayram kurbanının kesilmesini ve kurban kanının kapılara sürülmesini sağladı. Böylece, ilk doğanları öldüren melek İsrailoğullarına dokunmadı. 카드
원어 17개 불러오는 중...
29
İman sayesinde İsrailoğulları kuru topraktan geçiyormuş gibi Kızıldenizʼden geçtiler. Mısırlılar aynısını yapmaya kalkınca boğuldular. 카드
원어 15개 불러오는 중...
30
İsrailoğulları yedi gün Eriha şehrinin duvarları etrafında yürüyüş yaptılar. İmanları sayesinde şehrin duvarları yıkıldı. 카드
원어 9개 불러오는 중...
31
İmanı sayesinde fahişe Rahav şehri gözetlemeye gelenleri esenlikle misafir etti. Bunun sayesinde canını kurtardı. Allahʼa itaat etmeyen şehir halkıyla birlikte öldürülmedi. 카드
원어 13개 불러오는 중...

The Many Witnesses Who Lived by Faith

32
Daha ne söyleyeyim? Gidyon, Barak, Şimşon, Yiftah, Davud, Samuel ve öbür peygamberleri anlatmaya vaktim yetmez. 카드
원어 25개 불러오는 중...
33
Onlar imanla ülkeler ele geçirdiler, adaleti yerine getirdiler, Allahʼın vaat ettiklerine kavuştular. Aslanlara yem olmaktan kurtuldular, 카드
원어 12개 불러오는 중...
34
kızgın ateşleri söndürdüler, kılıcın ağzından kaçtılar, çaresizken kuvvet buldular, savaşta güçlü oldular, yabancı orduları bozguna uğrattılar. 카드
원어 16개 불러오는 중...
35
Kadınlar ölmüş olan sevdiklerini dirilmiş olarak geri aldılar. Diğerleri ise işkenceyle öldürüldüler. Şartlı serbest bırakılmayı kabul etmediler. Öyle ki, dirildiklerinde daha iyi bir hayat bulsunlar. 카드
원어 18개 불러오는 중...
36
Daha başkaları alaya alındılar, kamçılandılar. Hatta zincire vurulup hapse atıldılar. 카드
원어 12개 불러오는 중...
37
Taşlandılar, testereyle biçildiler, kılıçtan geçirilip öldürüldüler. Koyun postu, keçi derisi içinde dolaştılar. Yoksulluk çektiler, baskı ve eziyet gördüler. 카드
원어 16개 불러오는 중...
38
Issız yerlerde ve dağlarda avare avare gezdiler. Mağaralarda ve yer altı oyuklarda saklandılar. Dünya onlara layık değildi! 카드
원어 18개 불러오는 중...
39
Bu insanların hepsi imanlarıyla şeref kazandılar, ama Allahʼın vaat ettiklerine kavuşmadılar. 카드
원어 11개 불러오는 중...
40
Çünkü Allah bizim için daha iyisini hazırlamıştı. Öyle ki, onlar bizden ayrı olarak kusursuz hale getirilmesinler. 카드
원어 12개 불러오는 중...
Commentaries Hebrews Chapter 11
Matthew Henry's Complete Commentary · Matthew Henry (1714) Public domain (PD) Source

Chapter and book-level commentary

Commentary connected to book overviews, chapter introductions, or chapter ranges rather than a specific verse.

Chapter intro

사도는 앞 장의 끝에서 배교를 막는 가장 좋은 보존책으로 믿음의 은...

Verse and range commentary

Commentary directly connected to a specific verse or verse range in the current chapter.

1-3 The Nature of Faith (62 AD)

Open the commentary title to load the content.

4-31 Exemplars of Faith (62 AD)

Open the commentary title to load the content.

32-40 Exemplars of Faith (62 AD)

Open the commentary title to load the content.

Jamieson-Fausset-Brown Commentary Critical and Explanatory on the Whole Bible · Robert Jamieson, A. R. Fausset, David Brown (1871) Public domain (PD) Source

Verse and range commentary

Commentary directly connected to a specific verse or verse range in the current chapter.

1 Heb 11:1-40.

Open the commentary title to load the content.

2 2. 이는 믿음에 대한 그처럼 높은 설명이 부당하지 않음을 말한다. '...

Open the commentary title to load the content.

3 3. 우리는 안다는 말은 창 1:1-31에 묘사된 하나님의 세계 창조 사실...

Open the commentary title to load the content.

4 4. 더 나은 제사는 믿음으로 드려졌기 때문에 더 나았다. 그런데 믿...

Open the commentary title to load the content.

5 5. 믿음은 그가 하나님을 기쁘시게 한 근거였고, 그가 하나님을 기쁘...

Open the commentary title to load the content.

6 6. 없이는 헬라어로 '믿음에서 떨어져서는'이라는 뜻이다. 믿음이 결...

Open the commentary title to load the content.

7 7. 경고하심을 받아는 히 8:5의 '하나님의 지시하심을 받아'와 같은...

Open the commentary title to load the content.

8 8. 홍수 이전의 성도들에게서 그는 '약속들'이 속한 이스라엘의 족장...

Open the commentary title to load the content.

9 9. 거류했다는 '외국인과 순례자'로 지냈다는 뜻이다. 에서라는 말은...

Open the commentary title to load the content.

10 10. 바랐음이라는 헬라어는 '그가 기대하고 있었다'는 뜻으로, 간절...

Open the commentary title to load the content.

11 11. 또한 사라 자신도라는 말은 그가 더 연약한 그릇이었고 처음에는...

Open the commentary title to load the content.

12 12. 죽은 것과 같았다는 문자적으로 '죽은 상태가 된'이라는 뜻이다....

Open the commentary title to load the content.

13 13-16. 족장들의 믿음의 특징적 탁월함에 대한 요약이다. 믿음 안에...

Open the commentary title to load the content.

14 14. 이는 '믿음'히 11:13이 그들을 움직인 원리였다는 증거이다. 분...

Open the commentary title to load the content.

15 15. 아브라함이 가나안에서의 순례 생활을 떠나 육신적이고 세속적인...

Open the commentary title to load the content.

16 16. 이는 옛 조상들이 어떤 이들이 주장하듯 '일시적 약속만을 바라...

Open the commentary title to load the content.

17 17. 바쳤다는 문자적으로 '바쳐 왔다'이며, 그 행위와 찬양이 아직도...

Open the commentary title to load the content.

18 18. 그에게 관하여는 헬라어대로 '그, 곧 이삭이 아니라 아브라함에...

Open the commentary title to load the content.

19 19. 이삭을 드리라는 하나님의 명령에 대해 이성이 제기한 반론들에...

Open the commentary title to load the content.

20 20. 야곱은 주요한 복, 곧 영적 복의 상속자로서 에서보다 앞에 놓인...

Open the commentary title to load the content.

21 21. 두 아들은 헬라어로 '그 아들들 각각'이다창 47:29; 48:8-20. 그...

Open the commentary title to load the content.

22 22. 죽을 때는 '죽어 가면서'라는 뜻이다. 떠날 것은 '출애굽'이다창...

Open the commentary title to load the content.

23 23. 부모는 칠십인역처럼 복수로 되어 있으며, 곧 아므람과 요게벳을...

Open the commentary title to load the content.

24 24. 믿음이 모세와 반대되는 것이기는커녕, 모세는 믿음의 탁월한 본...

Open the commentary title to load the content.

25 25. 그는 세상의 가장 좋은 것과 종교의 가장 나쁜 것을 저울질하고,...

Open the commentary title to load the content.

26 26. 여겼으니는 그가 그렇게 평가했기 때문에라는 뜻이다. 그리스도...

Open the commentary title to load the content.

27 27. 왕의 노함을 두려워하지 않았다는 말은 출 2:14의 '모세가 두려...

Open the commentary title to load the content.

28 28. 지켰다는 헬라어로 '지켜 왔다'이며, 바울 시대에도 유월절이 여...

Open the commentary title to load the content.

29 29. 그들은 모세와 이스라엘이다. 홍해는 붉은 해초 때문에 그렇게...

Open the commentary title to load the content.

30 30. 나팔을 만 년 동안 분다 해도 그 소리 자체가 성벽을 무너뜨릴...

Open the commentary title to load the content.

31 31. 라합은 자기 고백에서 믿음을 보였다수 2:9, 11. '여호와께서 이...

Open the commentary title to load the content.

32 32. 시간이란 서신의 길이에 알맞은 시간을 말한다. 그는 믿음의 많...

Open the commentary title to load the content.

33 33. 나라들을 이긴 것은 다윗이 한 것과 같다삼하 8:1 이하. 또한 기...

Open the commentary title to load the content.

34 34. 불의 세력을 멸했다는 단 3:27을 가리킨다. 단지 '불을 껐다'가...

Open the commentary title to load the content.

35 35. 여자들은 자기의 죽은 자를 다시 살아난 자로 받기도 하며

Open the commentary title to load the content.

36 36. 또 어떤 이들은

Open the commentary title to load the content.

37 37. 돌로 치는 것

Open the commentary title to load the content.

38 38. 이런 사람은 세상이 감당하지 못하느니라

Open the commentary title to load the content.

39 39. 증거를 받았으되

Open the commentary title to load the content.

40 40. 예비하셨은즉

Open the commentary title to load the content.

Original commentaries are public-domain works whose copyright term has expired. Korean translations, editorial work, and structured content provided by scripture.how have separate usage terms.

주석

선택한 구절의 주석서 내용